Kandemir (Konduk) canımdır. Yaşayan en iyi dostumdur. Akciğer ameliyatı oldu. Çok şey paylaştığım, ekmek paylaştığım Kando’nun hastalığı beni yıktı. Ameliyat iyi geçti ama bizimkinin moral bozukluğu geçmedi. Sonunda Mustafa Alabora’nın evlatçığı Alper Saldıran bize, ameliyat sonrası tedavi için bir onkolog önerdi. Süalp Tansan. Bir gece geç vakit telefon ettim ve asistanı ertesi güne randevu verdi. Araya sıkıştırdılar bizi. Gittik. Leyla, Kando, ben. Süalp Bey tetkiklere baktı. Ameliyatı yapan meslektaşına telefon etti. Ve sonunda beni ağlatan sözü söyledi. “Sizin bir şeyiniz kalmamış, şekerinize, kalbinize dikkatli davranın yeter.” Kandemir benden habersiz Süalp Bey’e borcumuzu sordu. “Bugüne kadar beni güldürdüklerinize sayın. Borcunuz yok” dedi doktor. Küçük yaşta annesi, babası onu “Devekuşu Kabare”ye götürürmüş. Kandemir’in çok oyununu izlemiş. İyi haber hepimize iyi geldi. Amerika uçağında, havada Perran’a (Kutman) verdim müjdeyi. Mustafa’ya, Sumru’ya yeğeni (harika oyuncu) Kayra’ya verdim. Yardımcım Erkan evine bıraktı onu. Süalp Bey’e bir teşekkür telefonu açtım. Amerika’daki kürsüsünü bırakıp buraya gelen bu doktora hayran kaldım. “Ülkeme hizmet etmek istiyorum” diyerek ABD’yi bırakan bu insana, toplum olarak teşekkür etmeliyiz. Sağ ol Süalp Hoca. İyi ki buradasın.





